Bir kitap iki kez okunur mu? Bir dizi iki kez izlenir mi? Bir oyun tiyatro sahnesinde tekrar izlendiğinde aynı keyfi verir mi? Neden, bazı filmler iki kez izlenmelidir, diyorlar? Nedir bu tekrar sevgisi?

Öncelikle belirmek isterim ki çokça film izlediğim dönemde başlarda ben de neden bir filmi iki kez izleyeyim ki diye düşünüyordum. Bana zaten izlediğim bir şeyi tekrar izlemek saçma geliyordu. Fakat izlediğim film sayısı arttıkça bu düşünceden de sıyrıldım sanırım ve daha önce izleyip beğendiğim filmleri benim de iki kez izlediğim olmuştur. Zaten hepinizin bir şekilde adını duyduğu bazı yabancı sit-com dizileri ise üç kere bile izlemişliğim var.

Yaklaşık üç senedir düzenli olarak tiyatroya gidiyorum ve aynı süreci tekrar yaşadım diyebilirim. Başlarda bir oyuna iki kez gitmem asla diyordum fakat çeşitli sebeplerle oyunlara tekrar gittim ve aldığım keyfin farklı olduğunu gördüm.

Şu ana kadar üç oyuna iki kez gittim. Biraz bunların sebeplerinden ve ikinci kez gittiğimde yaşadığım deneyimlerden bahsedeyim. İlki çok sevdiğim bir Devlet Tiyatrosu oyunu olan İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı. Bu oyunu ilk başta tek başıma izlemiştim. Tiyatroya beraber gitmek istediğim bir arkadaşımı güzel olduğuna emin olduğum eğlenceli bir oyuna götürmek isteyince, bu oyunun da sahnede olduğunu görünce İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı oyununa gittik beraber.

Oyun tek kişilik ve bildiğiniz gibi tek kişilik bu tarz eğlenceli oyunlar doğaçlamaya oldukça açıktır. Oyunu iki kez izleyince hangi kısımların oyun metninde olduğunu hangi kısımların doğaçlama olduğunu anlıyorsunuz. Oyunda çok iyi olan bazı kısımların doğaçlama olduğunu bu şekilde öğrenince oldukça şaşırdım. Beni şaşırtan bir diğer konu ise seyirci. Oyunu ilk Taksim Küçük Sahne’de ikinci kez Cevahir’de izledim. İlk oyunda ve ikinci oyunda gülünen ve alkışlanan bölümlerin farklı olması bana çok garip geldi. Farklı şehir bile değil, aralarında mesafe olarak çok az fark olan bu iki sahnede bile seyirci farklı olup farklı şeyleri beğenebiliyordu. Tabii oyunun gidişatı ve temposu da buna göre şekilleniyordu. Tiyatronun ne kadar seyirci ile iç içe olduğuna bir kez daha şahit oldum.

İkinci olarak yine tek kişilik bir Devlet Tiyatrosu oyunu olan Tamamen Doluyuz oyununu iki kez izledim. Bu sefer üniversitede aldığım bir seçmeli derste, dersi alan tüm öğrencilere oyunu izleme ödevi verilince ikinci kez gitmek durumda kalmıştım. Oyunu ilk izlediğimde pek hayran kalmamıştım fakat ikinci kez izlediğimde gerçekten beğendiğim noktalar oldu. Oyun bence hala biraz karmaşık ve anlattığı şeylerin değeri hala tartışmalı ancak bu sefer oyunun aslında oynanması ne kadar zor bir oyun olduğunu fark ettim. İkinci kez izleyerek, oyuncuya hakkını geri vermiş olmaktan mutluluk duydum. Burada edindiğim tecrübe ise şuydu: oyunu bir küçük bir de büyük sahne ve salonda izlemiştim. Tabii ki oyuncunun ortaya koyduğu performans ona göre değişiyor ve bunu gözlemlemek de keyif verici bir tecrübeydi.

Üçüncü olarak da daha geçen hafta ikinci kez gittiğim Profesyonel oyunundan bahsedeceğim. Bu oyun zaten bilen bilir bir Devlet Tiyatrosu fenomeni. Daha önce iki arkadaşımı götürdüğüm oyunu bu sefer de ailemle izlemek istedim. Evime çok yakın olan bir sahneye geliyor olması da tabii önemli bir sebepti. Oyunu zaten ilkinde de beğenmiştim ve ikinci kez izlerken ne izleyeceğimi biliyordum. Çok beğendiğim bazı diyalogları büyük bir dikkatle tekrar izlemek benim için güzeldi. Bir de oyunda bir karakterin aslında kim olduğunu oyunda izlerken diğer karakterle beraber öğreniyorsunuz fakat ikinci kez izleyen ben, en başından o karakterin kim olduğunu bilerek izledim.

Bir filmi 5-10 sene sonra bile izleme imkânınız olabiliyor. 10 sene önce çocuk olduğum için anlamadığım bir espriyi şimdi anlayabiliyorum veya duygusal olarak bazı konular şimdi bana hitap edebiliyor. Henüz böyle bir deneyimi tiyatro için yaşayamadım. İlerleyen senelerde bu fırsatı da bulabilirim belki. Kısa aralıklı izleyince seyirci, sahne, oyuncunun ruh hali gibi değişimlerin katkısı oluyor ama 10 sene aralıkla izleyince kendinizdeki değişimleri de gözlemlemek mümkün olmaz mı?

Bazı yerlerde oyunlara bilet bulamayan tiyatro severlerin oyunlara ikinci kez giden izleyiciden
yakındıklarını ben de okudum ve kesinlikle hak veriyorum. Ancak benim edindiğim tecrübelere göre bazı oyunlar ikinci kez izlemeye de değerdir. Bir filmi ikinci kez izlediğinizde, izleyeceğiniz aynı filmdir ama bir tiyatro oyununu ikinci kez izlediğinizde izleyeceğinizin aynı tiyatro oyunu olacağından emin olabilir misiniz?