1   +   10   =  

“Sahne ile seyirciyi ayıran hayali duvarda sahneden bize, bizden sahneye yansıyanları konuşuyoruz.”

2017/18 sezonunun bitmesi ile tiyatro.co üzerindeki yayınlarımız için yeni bir rota belirleyerek, odağımızı “Tiyatronun hikâyesini anlatma” merkezine alarak bir dönüşüm yaşadık. Kendimizi ifade etmek adına da birkaç yazı yayımlamıştık.

Bugün (21 Ekim 2018), tiyatronun hikâyesini anlatma adına yeni bir Podcast yayınına başladık. Ben de biraz olsun gelişen süreci anlatmak istiyorum bu yazımda. Tabii her detayı anlatmanın imkanı yok ve bazı şeyleri de sezon sonuna saklamak istediğim için, tecrübe ede ede yeni yazılar yazacağım.

Bir podcast oluşturmak başlı başına bir iş. Önceden düşünülmesi gereken pek çok şey var. Ben kendi adıma teknik konulara çok takıldığım için, sanıyorum 2 aylık bir süreçte Podcast nedir?, Bir yayın nasıl oluşturulur?, Kullanılması gereken program, ekipman vesaire nedir? konuları üzerine kafa yordum. Tabii bu süreçte “$” dolar kurundaki dalgalanma (ki buna tsunami desek daha doğru) sonrası minimum seviyede bir ekipman ve tecrübe ile yola koyulduk.

Geçtiğimiz perşembe günü kayıt almak için Bilgesu ile buluştuk ve daha önce hiç gitmediğimiz Veganka’da Sıfırıncı Yayın’nın kaydını aldık. İlk denemede sevimli bir kedinin tacizine uğrayarak yayını kesmek zorunda kalsak da ikinci denemede her şey yolunda gitti ve değinmek istediğimiz temel noktaları kısa kısa konuşarak Sıfırıncı Yayın’ı tamamladık.

Yayının kaydı bittiğinde tabii herşey bitmiş olmuyor. Aynı gün içinde ses üzerinde düzenlemeye başladım. Ses ile uğraşmak hiç bilmediğim bir alan. Audacity adlı program ile neyseki deneme yanılma yöntemiyle sesi düzenleyebildim ve sonuç hemen bu paragrafın altında 👇

Dördüncü Duvar bizim için tiyatronun hikâyesini anlatabileceğimiz yeni bir araç ve Dördüncü Duvar ile bilmediğimiz ne çok hikâye duyacağız kim bilir…

 

 

%d blogcu bunu beğendi: