0   +   7   =  

Osmanlının son dönemlerinden Cumhuriyet’e geçiş döneminde geçen bu oyun, bir aşk üçgenini konu alıyor. Oyun Samanpazarı’nda bir eski zaman konağında iki kız kardeşin aynı adamı sevmesiyle başlayıp, hayatın onları farklı yerlere sürüklemesi ve seçimleriyle pişmanlıkları arasında gidip gelmelerini anlatıyor.

Oyun, seyircisine vermek istediği mesaj itibarıyla oldukça sade ve yalın bir anlatıma sahip. Bir tarafta hırs, para, saygınlık ama mutsuz bir hayat; diğer tarafta sevgi, sadakat ve ortalama bir hayat. Tercihler vazgeçişler ve pişmanlıklar arasında geçip giden bir ömür…

Aşk gibi görünen bir duygunun aslında ihtiras, haset ve hırs olduğunu görüyoruz. Oyundaki ana karakter o kadar hırslıdır ki gözü hiçbir şeyi görmez, adeta dünyanın merkezini kendisi addeder. Gözlerini bürüyen o kibir, yıllar içinde kendi kendini yiyip bitirmesine sebep olur..

Konu itibarıyla yalın olan oyun, oldukça iyi oyunculuklarla perçinlenmiş ve seyircinin dikkatini dağıtmadan gereksiz diyaloglara yer vermeden, sürükleyici bir seyir keyfi yaşatıyor. Oyun başlamadan fuayede beklerken, oyuncuların kostümleriyle, bekleyen seyircilerin arasında dolaşmaları bekleyenler için hoş bir karşılama oluyor ve adeta seyircinin kendisini oyunun bir parçası gibi hissetmesine sebep oluyor.

Benim için oldukça keyifli geçen oyunu, izlemenizi tavsiye ederim…

 

 

%d blogcu bunu beğendi: