3   +   2   =  

Koltuk meselesi: Ankara’da tiyatro için hangi sahne, hangi koltuk?

“En iyi koltuk hangisi?” yazısını yazdıktan sonra sahneler özelinde, deneyim odaklı bir yazı yazmak istemiştim. Ankara’da çoğunlukla Devlet Tiyatroları’nı takip ediyor ve özel sahnelere pek uğramıyor oluşum bu yazıyı biraz ertelememe neden olmuştu. Bu sezon (2018/19) gittiğim oyunlarda DT ve Özel Tiyatrolar arasında bir denge kurduğumu düşünüyorum.

En iyi koltuk hangisi?” yazımda malum soruya basitçe cevap vermeye çalışmıştım ve bu yazıda gittiğim sahneler ile hangi sahnede hangi koltuğu tercih ettiğimi anlatmaya çalışacağım. Zamanla aşağıdaki liste uzayabilir ki öyle olmasını ümit ediyorum.

Başlamadan önce mini bir anekdot;

Bundan yıllar evvel, bir arkadaşımı ziyarete ben ve iki arkadaşım Ordu’ya gitmek için bilet almıştık. Bileti son günlere bırakınca da sadece araçtaki en arka koltuklar kalmıştı. Otobüs’ten aldığımız üç bilet en arka üçlü koltuğun ikisi ve en arkanın bir ön sırası pencere kenarı bir koltuktu. Otobüse binmeden de en arkadaki kişiye rica ederiz bir ön pencere kenarına geçer herhalde biz de arkada gırgır şamata gideriz dedik, yol uzun… Sonra otobüse bindik ve yerimizi aldıktan sonra arkadaki kişiye rica ettik. Cevaben şöyle dediğini hatırlıyorum; “Uzun zamandır bu rotada seyehat ediyorum ve hep bu koltuğu satın alırım. En önde ya da başka bir yerde seyehat etmeyi sevmiyorum ve bu koltuk diğer koltuklara oranla daha çok yaslanabilmemi sağlıyor. Yolculuk boyunca genellikle uyuyorum ve diğer koltuklarda yaslanmaya kalkınca arkamdakileri rahatsız edebiliyorum.” Tabii bu cevabı beklememiştik ve hiç üstelemeden kaderimize razı olduk.

En iyi koltuk mutlak şekilde sınırlı olmadığı ve deneyimlerimizle şekillendiği için tiyatro özelinde de en iyi koltuk kişinin kendi belirlediği koltuktur. Belki sahneyi gördüğünüz yer belki ufacık bir anı size çok şey ifade eder ve kendi doğrunuzu, kendi en iyinizi bulursunuz. Herkes için farklı olan bu deneyimlerden ötürü lütfen aşağıdaki yorumlarımı sadece yüzlerce ihtimalden biri olarak değerlendirin.

Devlet Tiyatroları

DT için sahnelere dair mini bilgileri de sahnelerin sonrasına ekliyorum, siz de şuradan bilgiye erişebilirsiniz.

Akün Sahnesi

Akün Sahnesi’nde birçok oyun izleme fırsatı buldum. En ön sıranın sahne ile aynı seviyede olması ve oyuncuların adım attıkları sahneye ayak basarak oyunu izlemek çok hoş bir duygu. En önde olmaktan hoşlandığım bir sahne ancak, oyundan oyuna değişse de durum, en önde olmak sahnede yakınınıza düşen alanlara dalmanıza sebep olabiliyor. Bu sahnede ayrıca Tiyatro Sineması’na da gelme fırsatı bulmuştum geçtiğimiz sezon ve en arkalarda da yer almıştım. Bu sahne için bana göre kimsenin oturduğu yerden pişman olacağı bir koltuk yok. Ancak arkada yer alan ışık, ses monitörlerinin ya da kontrollerinin olduğu ve sahne planında u formu oluşan alanın önünde olmanızı tavsiye ederim. Bana göre en ön ve ilk sıralar bu sahne için çok iyi. En iyi deneyim için orta sıraları da tercih edebilirsiniz, çok kenarda olmamaya çalışın yeter.
Açılış: 12 Ocak 2003 Koltuk sayısı: 361

Şinasi Sahnesi

Daha önce Akün Sahnesi’ne 2-3 kez gittikten sonra, ya Şinasi Sahnesi de buralarda ama nerede deyip sonradan aynı binada ve arka sokağa baktığı için farklı adres olarak göründüğünü anlayıp kendime çok gülmüştüm. Şinasi Sahnesi ve Akün Sahnesi’nde aynı anda oyunlar olunca bazen Akün’deki sesler Şinasi’den duyuluyor ve az da olsa buna takıldığım zamanlar olmuştu diye hatırlıyorum. Akün’deyken hiç bu tarz bir şey olmamıştı. Şinasi Sahnesi’nde sahneden yukarı doğru bir eğimin olması ve koltuklarının rahat olmasını seviyorum. Hatta bir oyunda, geçen sezon Şempanzeler oyununda yanımda oturan hanımefendi bir iç geçmesi ile uyuyakalmış üstüne de horlamıştı. Tabii siz uyumak için değil de güzel oyunlara eşlik etmek için gidin. Bu sahnede geride yer almaktan korkmayın, ki ben hiç ilk sıralardan bir oyunu izlemedim. Arkalarda olunca sahneyi kavramanız da kolay oluyor ki Şinasi Sahnesi’nde sahne bir miktar yukarıda olduğu için önden boyun ağrısı çekme ihtimaliniz de var.
Açılış: 13 Mart 1988 Koltuk Sayısı: 480

Küçük Tiyatro

Aşık olduğum sahne. Ankara’da iyi ki var. Ankara’nın sembollerinden biri olan Evkaf apartmanı ve orada yer alan Küçük Tiyatro yıllandıkça güzelleşiyor sanki. İlk kez, sanıyorum 2007 yılında gitmiştim ve ilk görüşte aşk orada başlamıştı. Ambiyans ve tarih kokan bina salonu ile çok güzel bir bütünü oluşturuyor. Bu sahnede çok oyunu seyrettim ve balkon için çok çapraza kalmadıkça sorun yaşamadım. Salonu genellikle tercih ediyorum ancak balkonda izlemenin de ayrı bir keyif verdiğini söylemeliyim. Tabii balkonda oyun yerine tavan detaylarını seyretmeyin, onu arada yaparsınız. Bir de bu sahnede en arkada Z sırasında tek kişilik koltuklar var biri sağda biri solda olmak üzere. En çok orada olmayı ve bir oyun seyretmeyi merak ediyorum. Biraz farklı hissettirir diye tahmin ediyorum.
Açılış: 27 Aralık 1947 Koltuk Sayısı: 467

Büyük Tiyatro

Aynı zamanda Opera Binası olarak geçen Büyük Tiyatro, Ankara’nın Küçük Tiyatro’dan sonra ikinci sahnesi. Bu sahne Ankara’daki en büyük sahnelerden biri. Bir kez operet izlemiştim ve DOB etkinlikleri için de eşsiz olduğunu söyleyebilirim. Tabii negatif yönleri de yok değil. Örneğin Umut adlı Ankara DT oyununda kullanılan sisten dolayı oldukça etkilenmiş ve oyundan öksürerek ayrılmıştık. Biraz havalandırma sorunu var. Aynı anda 595 kişi nefes alıp verdiği için ortam çabuk ısınabiliyor ve bu konu sıkıcı bir hal alabiliyor. Bu sahnede en çok ilk sıralarda oyun izlemiştim. Bir kez ailemle balkonda tiyatro izlediğim de oldu ama çok hatırlayamıyorum. Büyük bir balkonu var ve ben her zaman salonu tercih ettiğimden balkon için bir yorumum yok. Salon içinse en uçlardan bilet almanızı tavsiye etmiyorum. En ön sağ ya da sol uçtan bilet alınca boyun ağrısı çekiyorsunuz. Ayrıca sahne büyük ve tamamına hakim olma şansınız yok, tabii oyuncuları yakından görmek istemiyorsanız.
Açılış: 1 Ekim 1949 Koltuk Sayısı: 595

Oda Tiyatrosu

Bu sahne hemen Küçük Tiyatro’nun yanında, aynı binada ve fuaye alanları birbirine paralel iki koridoru oluşturuyor. Oda Tiyatrosu’nda iki kez oyuna gittim ve bu sahne için en arkada olmayı biraz ürkütücü buluyorum ama deneyeceğim. Salonun sol tarafında bir koridor var ve orta koltukları tercih etmenizi tavsiye ederim. En solda olursanız da biraz da koridor yanının olması daha ferah bir seyir deneyimi veriyor. Küçük bir sahneye nelerin sığabileceğini görmek açısından güzel bir salon. Bence özellikle gidin ve bu salonda oyunlar 18:30’da başlıyor genellikle. Bence Küçük Tiyatro ile herhangi bir oyunun çakışmaması için bunu yapıyorlar ve fazla kalabalık olmuyor ne iyi.
Açılış: 5 Ekim 1949 Koltuk Sayısı: 60

Cüneyt Gökçer Sahnesi

Koru metrodan DT çıkışının yolunu tutup hemen 5-8 dakika gibi bir yürüme mesafesinde tiyatroya ulaşıyorsunuz. Ankara’nın en yeni ve modern tiyatrolarından biri olan Cüneyt Gökçer Sahnesi iç tasarımı ve seyir keyfi noktasında tatmin edici. Büyük Tiyatro’da olduğu gibi havalandırmada bir sorun var bence, bu sefer sis mevzu değil ancak ısınan havayı pek tahliye edemiyorlar gibi. Bu sahnede ayrıca koltuk numaraları koltukların arkasında ve buna tek sinir olan ben değilim diye düşünüyorum. Bu sahnede çok oyuna gittim ve ulaşım için metroyu kullanıyorum. Metro olmasa belki bu sıklıkta gitmezdim ancak çok güzel oyunlar oluyor ve sadece Anna Karenina’ya 4 kez gittim bu sahnede.

Koltuk seçimi için, balkon ve salon olarak düşündüğünüzde kesinlikle salonu öneriyorum tabii yer varsa. Bunun dışında salon için, en arka kötüdür, gibi bir korkunuz olmasın, en arkanın 2 sıra önünden de izledim, 5. Sıradan da izledim. Bence en güzeli E sırası ve I sırasını da tavsiye ediyorum. Önden arkaya doğru basamaklar olduğundan görüş açısı değişiyor. Balkon içinse ön sıralarda birkaç kez izledim ve güzeldi diyebilirim, sadece biraz uzak gelmişti ve bir oyunda fazlaca kullanılan fon seslerinden dolayı başım ağrımıştı.
Açılış: 11 Nisan 2006 Koltuk Sayısı: 531

Ziraat Sahnesi

Bu sahneye ilk gittiğimde burası bir sinemaydı ve sanıyorum Ziraat Bankası’nın kültür sanat faaliyetleri burada gerçekleşiyordu. İlk kez gittiğimde “Müzede Bir Gece” filmini izlemiştik diye hatırlıyorum ve balkondan izlemiştik. Yıllar sonra tiyatroya gelmek farklı hissettirdi ve girer girmez, neden balkon kullanılmıyor, diye baktığımda ışık ve ses kontrollerinin orada olduğunu gördüm. Bu sahne Kızılay’ın çok merkezi bir yerinde olduğu için ulaşımı çok kolay.

Ziraat Sahnesi’nde birçok oyuna gittim. En arka ve en sağdaki koltukta da yer aldım, H sırasında ortalarda bir yerde de. H sırasının önü boş ve ben bu boşluğu çok avantajlı bulmuyorum, ayak ayak üstüne atıp varsa çantanızı rahatça yerleştirme dışında. H sırası bir ön sıra ile aynı seviyede olduğu için görüş açısında da bir güzellik sunmuyor ancak H’nin iki/üç sıra gerisi bir basamak yukarıda. En arkada sağda hemen koltuğunuzun önünde bir priz var 😊 Tabii priz var diye de milleti rahatsız etmeyin.

Sahne biraz yukarıda olduğu için en ön sıraları çok avantajlı bulmuyorum A-G sıralarının ortaları ya da J-K-L sıralarının orta koltuklarını tavsiye edebilirim.
Açılış: 22 Ekim 2015 Koltuk Sayısı: 198

Altındağ Tiyatrosu

Hiç gitmedim!!! Çok şey duydum ama genelde bilet bulmada zorluk çektirmeyen tek tiyatro Altındağ Tiyatrosu olabilir. Bu sahneye uğradıktan sonra yazacağım…
Açılış: 27 Mart 1964 Koltuk Sayısı: 307

Stüdyo Sahne

Stüdyo Sahne için ilk olarak servis mevzusundan azıcık bahsedeceğim. Bu sahne için bir servis hizmeti mevcut ve oyundan 1 saat önce Büyük Tiyatro garajından kalkıyor, oyun bittikten sonra da tekrar Ulus’a geri dönüş sağlıyor.

Stüdyo Sahne İrfan Şahinbaş Sahnesi’nin bulunduğu kampüs içerisinde ve alan itibarıyla farklı oturma düzenlerine elverişli bir sahne. Bu sahnede gittiğim oyunlarda genellikle tek tarafta bulunan tribün şeklindeki oturma düzeninde oyunları takip ettim. Koltuklar geniş ve alıştığımız gibi değil ve bir tribünden oyun izlemek farklı gelse de bence güzel ve daha çekici. Sahneye yakın olduğunuz için en sağ en sol diye hiç düşünmeyin ve neresi olursa gidin. Hatta bir keresinde numarasızdı koltuklar ve gittiğimizde boş olan yerlere oturmuştuk. En ön iyi, ama her sırada bir basamak yukarı çıktığınız için yukarda olmayı da sevebilirsiniz.
Açılış: 4 Ocak 2008 Koltuk Sayısı: 100

İrfan Şahinbaş Sahnesi

İrfan Şahinbaş Sahnesi ve Stüdyo Sahne’yi hemen hemen birbirinin ikizi gibi görüyorum. Bu sahnenin fuaye alanı biraz geniş ve sahnelerin büyüklükleri açısından ben çok bir fark göremedim. Bu iki sahnede de tavandaki ışıkların çokluğu hep dikkatimi çekti ve karanlık bir odayı ışıklandırdıkları ve her yerin siyaha büründüğü bu sahnelerde renkler inanılmaz görülüyor. Koltuk seçimi içinse çok dert etmeden boş olan koltuğa yanaşın derim, çünkü inanılmaz farklar olduğunu düşünmüyorum.
Açılış: 4 Nisan 1990 Koltuk Sayısı: 216

Özel Sahneler

Tatbikat Sahnesi

Bu yıl ilk kez gittim ve Tüy Kalemler oyununu seyretme şansını yakaladım. Bileti gişeye giderek almıştım ve Biletix üzerinden koltuk seçimi yapamıyor olmam ve hep en uçları vermesine sinir olmuştum. Sonradan gişeye gidince, gişeden sadece ilk iki sıranın satışa sunulduğunu öğrendim ve Biletix’e bilet kesim ücreti falan derken ödeyeceğiniz farka kıyasla en önden oyunu izlemek çok daha keyifli. Fiyatlandırma biraz düşündürebilir ama konumuz bu değil. Bu sahne için en uç ya da kenar pek söz konusu değil ve sahnede artan bir yükseklik olduğundan ortalarda olduğunuz sürece en iyi seyir deneyimini elde edersiniz diye düşünüyorum.

Ankara Sanat Tiyatrosu

Bu sahneye yine bu yıl ilk kez gittim ve sahne için tek eleştirim sağ ve solda kalan bloklarda açı olarak sahneyi görmenin zorlaşması olabilir. Sahnenin düz değil de salonu saran bir yapısı olduğundan oturma düzeni bir hilalin ortadan kesilmiş ve incelen uçlarına doğru olan tarafını bana anımsatıyor. Tabii hilal yukarı bakıyor diye düşünün. Bu karmaşık geldiyse küçük bir tavsiye olarak orta blokta yer almaya çalışın ve gerilerde olsanız dahi artan yükseklikten dolayı içinizin rahat olacağını düşünün.

Tiyatro 1112 Garaj

Tiyatro 1112 Garaj ATB iş merkezinde yer alıyor. Ulaşım için hem araçla hem de toplu taşımayı kullanarak nasıl geleceğiniz çok güzel izah edilmiş ve öyle aman aman uzak değil burası, ayrıca İrfan Şahinbaş Sahnesi’ne de komşu! Bu sahnede sevgili Hakan Salınmış ile Tiyatro 1112 Garaj’ın hikayesini konuştuk ve oradan dinleyip daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Ayrıca bu sahnede 50-60 kişilik bir oturma alanı olduğu için sahne ile bütünleşik halde bir düzen var. Rahat bir seyir sunuyor ve koltuk için çok dertlenmenize gerek yok diye düşünüyorum. Ben en önden “Uymazcı” oyununu izlemiştim ve Dördüncü Duvar’ın bir an için yıkılması dışında hiçbir problemim olmadı ki bu da kişisel bir fobi sadece.

Acil Sahne

Sevgili Azin Mohari ile Emre Olanca sayesinde tanıştığım gün sahneyi ziyaret etmiştik ve Kızılay’ın içinde olması ve benim daha önce fark edememiş olmam biraz şaşırtmıştı beni. Sahne Ankara’da yer alan özel sahneler gibi, çok büyük değil ama samimi ve sahneyi doğrudan karşıya alması ve herhangi bir koridor boşluğunun olmaması sanıyorum seyir için güzel bir nokta. Bu sahnede ne yazık ki bir oyuna gidemedim henüz. Gidip gelince bir alt satıra yeni bir paragraf dahilinde nasıl olduğunu yazarım.

Yakin Tiyatro

Acil sahneye çok yakın ve yine Kızılay’da bulunmasından dolayı ulaşım için çok rahat bir konumda. Bu sahnede de yine maalesef bir oyun seyretme imkanı bulamadım henüz. Sahne için bir deneyimim olmadığından çok yazmıyorum ama eşlik edeceğim ilk oyundan sonra ekleme yapacağım.

Sahne 367

Sahne 367 bana deneysel bir sahneyi anımsatıyor. Mesela oturma düzeni oyundan oyuna değişebiliyor ve ilk kez gördüğünüzde ufacık bir kapının ardına nelerin sığdırılabileceğine şaşırıyorsunuz. Fuaye yok ya da bir yerlere saklamış olabilirler ama çok içten bir ortamı var. Ben “Madam” ve “Soytarılar 2024” oyunlarına eşlik ettim ve ikisi için de sahne ile kucaklaştığımdan oturma düzenini için aklımda bir soru işareti olmadı, ya keşke şurada otursaydım demedim. Bu sahne için uzun oyunlarda sırt ağrısı çekme durumu olabiliyor, ve havalandırma biraz yetersiz. Buradan yetersiz demek kolay onu da biliyorum ve ne zorluklarla mücadele ettiklerini bildiğimden Sahne 367’yi büyük bir cesaretle ayakta tuttukları için Alper Çankaya, Naz Göktan ve Faysal Can Dakni’yi hayranlıkla alkışlıyorum. İnanıyorum ki çok daha iyi bir mekanı, çok daha güzel işleri bize sunacaklar, tabii biz seyirci olarak onları yalnız bırakmazsak!

Fade Coffee Stage

Fade Coffee Stage geçen yıl açıldı ve modern iç tasarımı ile benim hoşuma gitti. Günümüzde tiyatro ile sürekliliğini ne yazık ki sağlayamayan işletmeler, kahve ya da farklı konseptlerle nefes alabiliyorlar. Oyun öncesi güzel bir kahve içebilir ve sonrasında da oyunu tartışmak için mekanda vakit geçirebilirsiniz. Sahne içinse küçük bir sahne olması ve bunun yanında oturma alanının aynı seviyede olmaması ve arkalara doğru adım adım yükselmesinden dolayı görüş için orta koltukları tercih etmenizi öneririm. En önde olmak güzeldi benim için, siz de tercih edebilir ya da yer bulamazsanız ilk sıralardan başka koltukları tercih edebilirsiniz.

Farabi Sahnesi

Farabi Sahnesi mekan olarak beğendiğim ve içinde farklı bir mistik hava sezdiğim bir mekan. Giriş katın iç mekanında kullanılan detaylar hoş ve kahvesi güzel bir mekan. Sahneye gelecek olursak, koltukları biraz eski buldum, tabii değiştilerse bilmiyorum. Biraz sıkışık bir halimiz var gibiydi ama yine adım adım yükseldiği için oturma alanı, sahneyi görmede sorun yaşamadık. Bence güzel bir sahne ve çok daha iyi olabilir. Sadece bir oyun izlediğim için çok yorum yapamıyorum.

L’avare

L’avare Ankara’da gördüğüm en sıra dışı mekanlardan biri. L’avare hem bir tiyatro sahnesine sahip hem de çok güzel bir mutfağı var. Salonun sonunda bulunan kapının ardında bir sahne olacağını hayal etmeden, edemeden içeri girip de ne kadar güzel bir yer olduğunu düşündüğümü hatırlıyorum. Burada maalesef hiçbir oyuna gidemedim ama tiyatro.co olarak İlham Yazar ile bir röportaj yaptık ve tiyatro.co’nun ilk tanıtım toplantısını burada gerçekleştirdik. Bence L’avare ambiyans olarak size farklı bir deneyimi vaat ediyor, kaçırmayın derim. İlk gittiğim oyundan sonra da mutlaka yazacağım…

%d blogcu bunu beğendi: